bir önceki yazıma ve açma-germe hareketlerine devam ediyorum.
şunlar da okuduklarım:
fatmanur erdoğan önerisiydi bu kitap. çok güzel. faideli eser kategorisinden ramazan ayını müteakip 30 kupona dağıtsın bunu boyalı basın.
bunlar da fatmanur erdoğan'ın blogundan önerdiği kitaplar. ben hiç hazetmedim. olaylara çok farklı baktığını söylese de ben kendimi bildim bileli benzer olaylara benzer görüşler sunulur. doğruluğu sabahlara kadar tartışılsa da sonuca ulaşılamaz. avantaj farklı baktığını söyleyene geçer ama asla servis kıramaz.
bu kitap murat çokgezen'in ilk kitabı ve haliyle ikincisine göre daha seviyeli. bak yazarken bile kendimi tutamıyorum. gazete okuyan iktisatçıyı büyük hevesle almıştım ama ilk satırlardan başlayarak kitabın kalanına karşı müthiş bir önyargı oluştu bende. kurşun kalemi elime aldım ve resmen harcadım kitabı. daha da okumam.
ah, sevgili karımın hediyesi. güzel bir kitaptı. bir solukta okudum.
böyle kitapları herkes bir kere okur mu?
of, koca şubat ayında ya da cüce şubat ayında favorim budur. Selçuk Altun tüm kitaplarındakinden de fazla yer vermiş kendine. Hatta bir sahnede eşiyle beraber mi ayırlıyordu venedikdeki otelden.:)
Şu kelimenin harfleri a-r-a-s-ı-n-a kısa tireler atarak anlatımı mı güçlendirmek meselesi bir şifre olmalı bu yazarı okuyan blogcular arasında. hah ha, bir de bir roman yazarsam günün birinde ana karakterlerden biri mutlaka hesapsız bir para kaynağına sahip olacak. nereden buldun diyen olmayacak. Üstelik kitabın sonuna doğru zaten hesabı olmayan bu parayı değişik yatırım araçlarıyla üj ya da beje katlarım. vergisi mi var bunun. Tüm muzipliğini takınarak karakterlerine ilgilnçlikler yaptırıp onları mosturayı bozdmadan olayların içinden çıkaran kitapçoksever yazarı kutluyorum.
"Tümbeden" lafı neden çok az bu kitapta onu bilemedim. Bir daha ki kitabının kahramanını şarap müzayedesinde görmek isterim. kitabın konusu ya da arka(arak) kapağı her sitede var zaten.